Blog

Sivas’a getirdiğim dut dalı

Bülent Ecevit Başbakan’dı. Bir konuşma sırasında liselere turizm ders koyalım demiş. Onlar da Sayın Başbakanım isabet buyurdunuz, demişler.  Bu projenin uygulanmasını illerdeki Milli Eğitim Bakanlığı’ndan istemişler. Onlar da bu işi Halk Eğitimi Başkanlıkları  yürütsün demişler.  Bana bir yazı geldi.  “Manavgat tesislerinde yeriniz ayrılmıştır. Program yapmak için Antalya’ya geliniz” deniliyordu. Sivas o tarihe kadar böyle bir … Okumaya devam edin Sivas’a getirdiğim dut dalı

Müezzin Reşit Efendi

1950’li yıllar. …Aklımda yanlış kalmadıysa, Gökçe Cami’nin müezzinliğini Reşit Efendi yapıyordu. İlerlemiş yaşına rağmen Çavdar Hoca Efendi de caminin imamıydı. İnce, uzun boylu nur yüzlü bir ihtiyardı. Namazı gayet yavaş kıldırırdı. İkindi namazından sonra Kuran  okurdu. Arka saftaki cemaat sesini zor duyardı. Bütün bunlara rağmen herkes hocaya hürmet ederdi, onun emekli olmasını istemezdi. Kabakulak olduğumuz … Okumaya devam edin Müezzin Reşit Efendi

Komşuluk

Komşu, oğlun geldi mi? Komşuluk, evlerin evlerle,  dükkânların dükkânlarla, mahallelerin mahallelerle, köylerin köylerle, bahçelerin bahçelerle, tarlaların tarlalarla kardeşliğidir. Ben bu yazımda daha çok evlerdeki komşuluklara değineceğim. Ah! Nerde o eski komşuluklar demeyeceğim Ah! Nerde o bayramlar demeyeceğim. Bana göre komşuluk henüz bitmedi; mütevazı evlerden, gecekondulardan toplu konutlara taşındı. Yeni nesil  eski komşulukları bilmediği için bu … Okumaya devam edin Komşuluk

Eğinli Arif

Her sonbahar geldiğinde  kasabanın fakirleri köylere gider buğday toplarlardı. Köylerde su değirmenleri vardı, buğdayı bu değirmenlerde öğütüp un yaparlardı. Eğinli Arif de bunlardan biriydi.  Fakir, hastalıklı, konuşma özürlü bir adamdı. Onun Divriği’ye geldiği hemen belli olurdu. Elindeki tefi “Dım bada dım dım….dım bada dım dim ritmiyle çalardı. Mahallenin çocukları Arif’ in başına toplanırlardı. Ona bahçelerinden … Okumaya devam edin Eğinli Arif

Nuri’nin Eşeği

Öğretmenlik yaptığım köy ormancılıkla geçiniyordu. Köy bodur meşe ağaçları ile kaplıydı. Doğru dürüst bir denetim olmadığı için koruluk her yıl biraz daha küçülüyordu. Köylüler  kestikleri ağaçları eşeklerle kasabaya götürüyor, sokak aralarında satıyorlardı. Orman bekçileri yeterince müdahale edemiyordu. Zaten kasabada topu topu iki bekçi vardı. Köylüler eşek uzmanıydı. Eşek alırken hayvanın burun deliklerine, kulaklarına, arka ve … Okumaya devam edin Nuri’nin Eşeği

Divriği Kedileri

Fatma PEKŞEN-Kutlu ÖZEN Evliya Çelebi’den bu yana ‘Divriği Kedisi/Kedileri’ üzerinde duran olmadı. Daha çok Ankara Kedisi, Van Kedisi üzerinde duruldu. Halbuki Evliya Çelebi 1640-1650’li yıllarda  Erdebil vilayetinde satılan Divriği kedilerinden bahsediyordu. Yine aynı yıllarda Trabzon ve Sinop kedilerinden de bahsetmekteydi. Henüz o tarihlerde Ankara ve  Van kedileri Evliya Çelebi’nin dikkatini çekmemişti. Benim çocukluğumda her evin … Okumaya devam edin Divriği Kedileri

Eşek Arıları

Eşek arılarını oldu bitti hiç sevmem. Çocukluğumuz eşek arıları ile geçti. Belki beni bir kovan arı sokmuştur. Hemen şunu ilave edeyim ki eşek arılarının kovanı yoktur. Kovan bal arılarına mahsus bir şeydir. Yine bal yapmak da bal arılarına verilmiş bir yetenektir. Eşek arıları bal yapmadığı için zayıf kovanlardan bal çalar. Bahçelerde sonbahar başlamıştı. Cevizleri çarpma … Okumaya devam edin Eşek Arıları

Yükleniyor…

Bir yanlışlık oldu. Lütfen sayfayı yenileyin ve/veya tekrar deneyin.


Blogumu Takip Edin

Yeni içerik doğrudan gelen kutunuza iletilsin.