Müezzin Reşit Efendi

1950’li yıllar. …Aklımda yanlış kalmadıysa, Gökçe Cami’nin müezzinliğini Reşit Efendi yapıyordu. İlerlemiş yaşına rağmen Çavdar Hoca Efendi de caminin imamıydı. İnce, uzun boylu nur yüzlü bir ihtiyardı. Namazı gayet yavaş kıldırırdı. İkindi namazından sonra Kuran  okurdu. Arka saftaki cemaat sesini zor duyardı. Bütün bunlara rağmen herkes hocaya hürmet ederdi, onun emekli olmasını istemezdi. Kabakulak olduğumuz zaman yüzümüzdeki şişi Çavdar hocaya yazdırırdık.

Benim ilkokula gittiğim yıllardı. Minarelerden Türkçe ezan okunuyordu. Bir gün baktık ki caminin müezzini değişmiş yerine Reşit adında bir genç gelmişti. Sesi gürdü…Ezanı yürekten okuyordu. Okuduğu ezan ta… a…uzaklardan duyulurdu. Hocanın ezan okurken   sık sık çenesi çıkardı.

Divriği’deki yemenici esnafındandı. 1980’li yılarda kendisinden derleme yapmıştım.

Çocukluğumuzun ramazanlarında camilerde yaramazlık ederdik. Reşit Hoca hemen namazını bozar, eline aldığı sırığıyla bizi kapı dışarı ederdi. Bir ramazan gecesiydi, en arka safta bir grup çocuk saf tutmuştuk. Yanımızda hatırladığım kadarıyla elli yaşlarında bir amca da vardı. Hemen arkamızda çekili perdenin arkasında hanımlar namaz kılardı. Yine bu mahalde yani hanımların arkasında da caminin sobasında yakılan meşe odunları yığılıydı. Cami çok sıkış olduğu için zaman zaman ayağımız perdenin arkasındaki hanımların başına değdiği olurdu. Birden perde birazcık havaya kalktı, bir el görüldü, elinde meşe odunu, yanımızdaki amca tam secdedeyken sırtına hışımla indi, Adamcağız bir iniltiyle yere yapıştı, biz koptuk, Müezzin Reşit elinde sırığıyla yetişti, bizler önde o arkada cemaati çiğneye çiğneye dışarıya canımızı attık, kapı arkadan sürgülendi, kimimiz sırığın acısını halen hissederken, bir başka camiinin yolunu tuttuk.                                              

Yine bir ramazan gecesiydi; “Kültür Camiinde” teravi namazındayız. Merdivenle çıkılan üst mahfil her ramazanda olduğu gibi hanımlara mahsustu. Namazın ortası bir çocuk huysuzluk ediyor. Annesine “hadi gidelim” diyor. Tüm cemaat dinliyor. Anne namazda, cevap veremiyor… Bir müddet sonra çocuk “hele, bak hele, gülüyor bana cevap vermiyor” sözü camide yankılandı. Diğer çocuklar sesli, yaşlılar sessizce gülüşmeler duyuldu. Kimi ihtiyarlar “la havle…”  çekerek gülüşmeleri bastırmaya çalıştı Kutsal gecelerde Gökçe Cami’deki Hırka-yı Şerif, açılır, mukaddes emanetler, ilkönce erkekler, sonra da kadınlar ve çocuklar tarafından ziyaret edilirdi. Ziyaret bitince bunlar ilahilerle minberdeki  yerine konulurdu. Mevlitlerde düzeni sağlamak, şeker, gülsuyu gibi malzemeleri temin etmek Reşit Hocanın görevleri arasındaydı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s