Zeytin ve Kadayıf

27 Mayıs devriminin ikinci senesiydi. Divriği’nin İmirhan köyünde öğretmenlik yapıyordum. İhtilali yapanlar lise mezunlarını askere almışlardı. Bunlar kısa bir eğitimden sonra öğretmen olarak köylere gönderildiler.

Ben öğretmen okulu mezunu oluğum için eğitime tabi tutulmadım.

Lisedeki arkadaşlarımdan biri, köyüme yakın bir yere tayin edilmişti.  Bir gün öğrencileri  ile bana hediye gönderdi. Bir de mektup yazmış, beni köyüne davet etmişti. Ben de bu öğrencilere öğle yemeği verdim. Tatlı olarak annemin göndermiş olduğu kadayıftan koydum… Zeytin, peynir, yumurta gibi şeyler çıkardım. Çocuklar zeytine ve kadayıfa ellerini sürmediler. Peynir ekmekle karınlarını doyurdular.

Onlar gittikten birkaç gün sonra arkadaşımdan içi kahır dolu bir mektup geldi.  Bana öyle gücenmiş ki  sorma gitsin. Öğle yemeğine kalan öğrencilere saman ve koyun pisliği koymuşum. Meğer öğrenciler sofraya koyduğum kadayıfı saman sanıp yememişler …Hele zeytinlere ne dersin? Siyah siyah koyun pisliği…

Hiç olacak şey mi?

Öğretmen sonradan hatasını anladı, benden özür diledi….