Yazar Kutlu ÖZEN
Aloş/ALAEDDİN EFENDİ

 

Ben Alaettin’i 1950 yılında tanıdım. Komşumuz Abdullah efendi düğün yapıyordu. Ben de komşularla birlikte kamyona binmiştim. Kız evi Cumhuriyet ilkokulunun yakınlarındaydı. Düğüncü kadınlar da akrabalık derecesine göre gelinin yanında oturuyorlardı. O tarihlerde Divriği’de birkaç kamyondan, Kör Ahmet’in sürdüğü faytondan başka binilecek vasıta yoktu. Biz kamyonun kasasında gelinin gelmesini beklerken bizden daha iri bir delikanlı motor sesleri çıkararak yanımıza kadar geldi. Aslında kendisini araba sananlar, l buharlı lokomotifler gibi “Çif pof “Çif pof diye sesini çıkaranlar pek çoktu. Aloş da bunlardan birisiydi. Çok korkmuştuk. Bu da neyin nesiydi? Çoluk çocuk, ağlayanımız çok oldu. Kimisi bayılıp kendisinden geçmişti. Bizi gören kadınlar “Sakın korkmayın, çocuklar; o bir şey yapmaz” diyerek koşa koşa yanımıza kadar geldiler. Aloş, yaptıklarının farkında bile değildi. O yine motor sesleri çıkararak yanımızdan gitti. Gelin almaya gelen kadınlar Aloş’a çok kızdılar…durumu öğrenince Alaettin’e bağırmaya başladılar… Düğün sahibi tecrübeli biriydi. Gelini alır almaz kamyon hareket etti. Koşarken motor sesleri çıkaran Alaeddin’i komşunun düğünde tanımıştım. O kadar korkmuştum ki …Ortaokulu bitirdiğim yıla kadar Aloş’la konuşmaya çekinirdim Gök gürlemesinden çok korkardı. Gözlerinde şaşılık vardı. Yardım olsun diye verilen paraları gözlerine birkaç santim kalana, kadar yaklaştırır, ancak görebilirdi. Ve kaç rekat kıldığını bilmeden, durmadan secdeye yatıp kalkardı. Namaz kılarken nefes nefese kalırdı. Ben bugüne kadar bütün kalbiyle Allah’a teslim olan birini görmemiştim. Alaeddin’e acıyan cami cemaati “Niye bu kadar yoruluyorsun; bizim kadar kılsan yetmez mi? diyenlere “Anamın, babamın kılmadığı namazlar var, onların borcunu ödemek için kılıyorum, derdi Alaettin zaman zaman hamallık da yapardı. Kazandığı birkaç kuruşu evine getirirdi. Alaettin’in en büyük zevki tanıdıklarının çenesini, alıp okşamasıydı. Bu sırada tuhaf sesler çıkarır, sevdiklerine Cobbo…derdi. Aloş zaman zaman kendisini araba yerine kordu. Düdük sesi, motor sesi çıkararak giderdi. Onun en büyük hamisi Abdullah Kırksekiz’di. Abdullah onu himaye ederdi. Alaettin’in gazoz içmesi 1960 sonrasıydı. Divriği’nin ileri gelenleri (yeni yetmeler) Şeker Bank’ın önünde toplanmışlardı. Alaeddin’e bol bol gazoz içiriyorlardı. Gazoz şişeleri açıldıkça açılıyordu. Bir, iki, ü煺işe derken sayı 13’e çıktı. Aloşun gözleri belerdi…Öldü, ölecekti. Hiç biri olayın farkında bile değildi. Gazozların parasını Avukat Güresinli veriyordu. Hava çok sıcaktı. Aloş gelenlerin hepsini kafasına dikti İçtiğinin farkında bile değildi. Bankanın önünde toplananlardan hiç biri “Bu adama yazıktır” demiyordu. Ben müdahale etmek zorunda kaldım. Orada bulunan gençlere iyi bir fırça çektim. Aloş farkına varmadan 15 şişe gazoz içmişti. Diğerleri de sorumsuzca Aloş’u seyretmişti.

Bu sitenin tüm hakları Yazar Kutlu ÖZEN' e aittir.Tecer Bilisim
© 2009 -yönetici girişi-