Yazar Kutlu ÖZEN
Kuruyan Çınar

 

Eğer  Ayvalık Altınova’ya gittiyseniz ulu bir çınarın efsanesini dinlersiniz.  Bundan yirmi yıl kadar önce Altınova bu kadar kalabalık değildi. Her yıl yazlıkçılar gelir, denizden, kumdan, güneşten faydalanırlardı.

 Yine yılarca önce ağacı çok seven bir orman mühendisi yazlıklarının bahçesine bir çınar ağacı dikmiş…Gel zaman, git zaman bu ağaç ulu bir çınar olmuş. Evin sahibi her gün erkenden kalkar bahçesindeki ağaçla konuşurmuş. Bahçe sahibi ile çınarın dostlukları yıllarca sürmüş.

 Bahçe sahibi  okullar kapanınca Altınova’ya gelir, sonbaharda okullar açılınca İstanbul’a dönermiş. Çocukları büyümüş delikanlı olmuş, kendisi de ak sakallı bir dede…

Bahçesindeki ağaçları torunları suluyormuş. Kendisi de ulu çınarın altında yatıp dinleniyormuş. Ağaçla ihtiyar iki arkadaş olmuşlar. Birbirleri ile konuşuyorlarmış, eski günleri yad edip “Ah gençlik diyorlarmış”….

Her yıl olduğu gibi Ekim sonu gelince  Dede yaşlı çınara uğrayıp ondan helalık almış. Son defa çınarla konuşup vedalaşmış.

Dede İstanbul’da rahatsızlanmış çok geçmeden ölmüş. Ulu çınar ağacı bunu hissetmiş:  üzüntüsünden yapraklarını dökmüş. Birkaç yıl içinde kuruyup gitmiş. Kuruyan çınarı kimse kesmeye kıyamamış, kesmemiş, ve ona dokunmamış.

Bu hikaye gerçektir. Kurumuş çınar ağacı yol kenarındadır. Merak edenler kuruyan ağacın hikayesini yazlıkçılardan sorabilirler. Çınarın kuruması on yıllık bir hadisedir.

Ağaçlar, ve çiçekler  en az bizim kadar duyarlıdır.

Bu sitenin tüm hakları Yazar Kutlu ÖZEN' e aittir.Tecer Bilisim
© 2009 -yönetici girişi-