Yazar Kutlu ÖZEN
GENÇLİĞİMİZİN BOŞ ZAMANLARINI KÜLTÜREL ETKİNLİKLERLE NASIL DEĞERLENDİREBİLİRİZ ?

 

                                                                                                                                                                   1984

                                                                                                                                                        KONUŞMACI: Kutlu Özen

     Cumhuriyet Üniversitesi adına yaptığım bu konuşmamda asıl konuya geçmeden önce kültür, halk kültürü, folklor gibi kavramlar üzerinde duracağım.Daha sonra,ulu önder Atatürk’ün“Türk İstiklal ve Cumhuriyeti’ni “emanet ettiği,milli değerlerimizin sadık bekçileri olan gençlerimizin boş zamanlarını kültürel etkinliklerle nasıl değerlendirebileceği sorununa,bir açıklık getirmeye çalışacağım ve kişisel önerilerde bulunacağım.

      Kültür: Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki kuşaklara iletmede kullanılan,insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların tümüne kültür denir.

      Kültür; bilgiyi, imanı, sanatı,ahlakı,örf ve adetleri,ferdin mensup olduğu cemiyetin bir uzvu olması itibariyle kazandığı ihtiyatlarını ve bütün diğer maharetlerini ihtiva eden bir bütündür.

      Kültür bir halkın yaşama tarzıdır. Yaşayış ve düşünüş tarzımızda,günlük münasebetlerimizle ,sanatta,edebiyatta,dinde, sevinç ve eğlencelerimizde tabiatımızın kendisini ifade etmesidir.

 

        TÜRK KÜLTÜRÜ

 

       Türk ulusu,kökü çok eski çağlara kadar dayanan yüce,eski ve yaygın bir topluluktur.Yüzyıllar boyunca Türk kültürü;Asya,Avrupa,Afrika kıtaları üzerinde hükümdarlığını sürdürmüştür.Son yapılan araştırmalarda Türk kültürünün eskiliği ve köklülüğü ortaya çıkmıştır.Türk kültürü ,Grek(YUNAN) ve Roma kültüründen daha eskidir.

       Türk kültürü tüm kapsamı ile egemen olduğu toplumların üzerinde geniş ve derin izler bırakmıştır.Orta Asya ve Orta Anadolu’daki coğrafi şartların,bozkır ikliminin değişmesi üzerine,bu topraklar üstünde yaşayan insanların kavimsel göçleri olmuştur.Bunun sonucu Selçuk –Türk sanatının Orta Asya,Türkmenistan,Özbekistan,Kırgızistan ve Azerbaycan gibi Türk ülkelerinden Anadolu’ya kadar yayıldığını görmekteyiz.Yine Osmanlı – Türk kültürü,Balkanlar üzerinden Avusturya ve Macaristan’a kadar yayılmıştır.

     

      ULUSAL KÜLTÜR

 

      Bir ulusun ulusal kültürü;ulusal tarih içerisindeki inanç,sanat,ahlak zenginlikleri ile gelenek ve göreneklerinin oluşturduğu değerler toplamı olarak ifade edilmektedir.

       Ulusal kültürümüzü;din,dil,sanat,ahlaki gelenek ve göreneklerimizi,törelerimizi,eski uygarlığımızın bıraktığı birlik,beraberlik bilinci ile derleyip toplamak ve onlara sahip çıkmak,ulusumuzun temellerini daha da kuvvetlendirmek zorundayız.Bu Türk kültür veya harsının politikasını teşkil etmektedir.

        Uluslar kendi kültürlerine sahip olabilmek,kültürlerini çağdaş ve ileri görüşlerin,bilim ve teknolojinin ışığı altında daha çok geliştirmek,zenginleştirmek,kendine özgü bir şekilde biçimlendirmek ve ulusal ülkü halinde gelecek kuşaklara aktarmak için bütün gayretleri ile çalışmak zorundadırlar.

       

       ANAYASA  VE TÜRK KÜLTÜRÜ

 

        07 KASIM 1982 tarihinde halk oyuna sunulan yeni Anayasa’mızda kültürel değerlerimizin korunması ve gençlerimize düşen görevler açıkça belirtilmiştir. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

        Madde:  27

        Herkes,bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme,açıklama,yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma yapma hakkına sahiptir.

   

        Madde: 58

        Devlet,İstiklal ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müsbet ilmin ışığında,Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda ve devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirler alır.

          Devlet,gençleri alkol düşkünlüğünden,uyuşturucu maddelerden,suçluluk,kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır.

         Madde:63

         Devlet,tarih,kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar,bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır.

         Madde:64

         Devlet,sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur.Sanat eserlerinin ve sanatçının korunması,değerlendirilmesi,desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gerekli tedbirleri alır.

         Madde:134

         Atatürkçü düşünmeyi,Atatürk ilke ve inkılaplarını,Türk kültürünü,Türk tarihini ve Türk dilini bilimsel yoldan araştırmak tanıtmak ve yaymak ve yayımlar yapmak amacı ile Başbakanlığa bağlı“Atatürk Kültür,Dil ve Tarih Yüksek Kurumu”kurulmuştur.

         

          ATATÜRK VE TÜRK KÜLTÜRÜ

          Atatürk,kültürü oluşturan güzel sanatlar,dil,edebiyat,folklor.tarih,ilim…gibi diğer konuların kaynağını ve dayanağını Türk halkının kültürüne bağlamak istemiştir.

           Atatürk’ün bu konudaki görüş ve düşüncelerini şöylece sıralayabiliriz:

       

         1.Bir milli eğitim programından söz açarken milli karakter ve tarihimize mütenasip bir kültür kast ediyoruz.

         2.Milli kültürümüzü,çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkaracağız.

         3.Asla şüphem yoktur ki,Türklüğün unutulmuş medeni vasfı ve büyük medeni kabiliyeti bundan sonraki inkişafı ile geleceğin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır.   

          4.Kültür varlığımızı yeni ve modern esaslara göre teşkilatlandırmaya durmadan devam ediyoruz.Türk’e ev ve bark olan her yer,sağlığın,temizliğin,güzelliğin,modern kültürün örneği olacaktır. 

           Atatürk,Türk folklorunun,özellikle halk müziği,halk oyunları,halk sanatları gibi bölümlerinin üzerinde durmuştur.Halay çekmiş,halk türküleri dinlemiş,geleneksel halk el sanatları ile geçinen sanatkarları himaye etmiştir.

            “Sanatın en basiti en şereflisidir.Kunduracı,terzi,marangoz,saraç,demirci,nalbant…sosyal hayatımızda,askeri hayatımızda hizmet ve haysiyet mevkiine layık sanatkarlardır.Atatürk.”

          

            HALK KÜLTÜRÜ 

             Ziya Gökalp,halk kültürünü,ulusal kültürün temeli ve kaynağı olarak değerlendirir.Ona göre Osmanlı kültürü yüksek tabakaya hastır.Yüzeysel ve taklittir.Ona dayanarak;ulusa gerekli,yüksek ve derin bir kültür ve edebiyat kurulamaz.Bunun için halka gitmek,halkla beraber yaşamak ve halk kültürünü yakından tanımak lazımdır.

 

             Ziya Gökalp’e göre halk kültürü:halk dili,halk edebiyatı,halk musikisi,halk el sanatları,halkın inançları,örf ve adetleri ile halk felsefesinden ibarettir. 

              Aydınlarımız iki sebepten dolayı halka doğru eğilmelidirler:

               a.Halktan milli kültürü almak için halka doğru gitmek.

               b.Halka medeniyet götürmek için halka doğru gitmek.

       

               2.BÖLÜM

 

           GENÇLERİMİZİN BOŞ ZAMANLARINI KÜLTÜREL ETKİNLİKLERLE DEĞERLERNDİRMEDE NASIL BİR YOL TAKİP ETMELİYİZ?

 

            Yurdumuzda Türk kültürünün özünü teşkil eden halk kültürüne yönelik bilimsel çalışmalar Cumhuriyet’in ilanından hemen sonra başlamıştır.

             İlimizde ilk folklor derlemesi genç bir öğretmen olan E.Cem Güney tarafından yapılmış,daha sonra ki yıllarda derleme faaliyetleri V.Cem Aşkun ve İbrahim Arslanoğlu tarafından sürdürülmüştür.1952’li yıllara kadar Halkevleri’nin bu alanda çalışmaları olmuş.Deliktaşlı Ruhsati,Şarkışlalı Serdari,Pir Sultan Abdal gibi ünlü halk ozanlarının şiirleri derlenmiştir.Yine ilk defa 5 KASIM 1931 yılında yapılan 1.Sivas Halk Şairleri Bayramı ile Aşık Veysel,Talibi Coşkun,Ali İzzet Özkan gibi Cumhuriyet kuşağı halk ozanları Türk halkına tanıtılmıştır.

            Uzun bir durgunluk döneminden sonra 30 EKİM 1964 yılında.2.ve 4 TEMMUZ 1967 yılında 3.Sivas Halk Şairleri Bayramı yapılmış.1973 yılında öğretmen İbrahim Arslanoğlu tarafından 6 yıl süre ile Sivas Folkloru adında aylık bir dergi çıkarılmıştır.Onun 1979 yılında Sivas’tan ayrılıp İstanbul’a gitmesi ile bu alanda ki çalışmalar durmuştur.

            Türk kültürünün korunması ,yaşatılması için memleketimizde birçok ilim adamı,sanatçı ve düşünürler görüşlerini açıklamaktadırlar.Son yıllarda Türk kültürü için yapılan bu çalışmalar yoğunlaşmıştır.

            Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Milli Folklor Araştırmaları Dairesi, Başbakanlık’a bağlı Atatürk Kültür,Dil ve Tarih Yüksek Kurumu gibi resmi kuruluşların yanında;Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü ve Türk Folklor Araştırmaları Kurumu gibi kuruluşların değerli çalışmaları devam etmektedir.Ayrıca Boğaziçi Üniversitesi,Eskişehir,İzmir Ankara ve Erzurum’daki çeşitli üniversitelerde de değerli çalışmalar yapılmaktadır. Bunların dışında Konya,Bolu,Kayseri,Adana,Kırşehir gibi ilimizdeki çeşitli dernek ve kuruluşlar her yıl yöre halk şairlerini ve büyüklerini tanıtan bilimsel toplantılar düzenlenmektedir.

            Biz Sivas’ın aydınları ve yöneticileri olarak neler yapmalıyız?Geçlerimizi bu etkinliklere nasıl yönlendirmeliyiz?Bu konuda ki düşünce ve önerilerimi 9 madde halinde topladı.

            a.Cumhuriyet Üniversitesi’ne düşen görevler

            b.Lise ve dengi okullara düşen görevler

            c.Halk Eğitimi Merkezleri’ne düşen görevler

            d.Kültür Müdürlüğü’ne düşen görevler

            e.Belediyelere düşen görevler

            f.Vilayet’e ve Kaymakamlıklara düşen görevler

            g.Çeşitli kamu kuruluşlarına düşen görevler

            h.Özel kuruluşlara düşen görevler

            ı.Derneklere düşen görevler

   

            CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ

            Üniversitemiz bu yıl 10.kuruluş yılını idrak etmektedir.Tıp Fakültesi,Fen ve Edebiyat Fakültesi,Ziraat Fakültesi,Meslek Yüksek Okulu ve Hemşirelik Yüksek Okulunda okuyan öğrencilerimizin sayısı 2000 kişidir.Bu yıl 1500’e yakın öğrenci daha Üniversitemize girecektir.1990 yılında ise 10000 öğrencinin okuması planlanmıştır.

            Buların hepsi kültürlü gençlerdir.Yurdumuzun çeşitli yerlerinden ilimize gelmişlerdir.Yani geldikleri illerin kültürlerini de beraberinde getirmişlerdir;yeni bir kültür ortamına girmişlerdir.Bu öğrenciler şanslı öğrencilerdir.Çünkü ilimiz Etilerden bu yana çeşitli uygarlıkların bırakmış olduğu maddi ve manevi kültür değerlerine sahiptir.Halk kültürü adını verdiğimiz büyük bir folklor zenginliğine sahiptir.Türk anadoludaki hem Selçuklu,hem Osmanlı dönemi yapıların hepsi mevcuttur.Halk edebiyatına çok büyük eserler kazandırmış ünlü halk ozanları yine bu bölgeden çıkmıştır.Halk el sanatlarının her türlü ürünlerini bulmak mümkündür.Ortaasya’dan Anadolu’ya kadar uzanan milli gelenek ve göreneklerimiz hala bütün canlılığı ile yaşamaktadır.

             Öğrencilerimizin ders saatleri dışında:a.kısa süreli,b.uzun süreli olmak üzere kültürel etkinliklere katılacakları boş zamanları bulunmamaktadır.Kısa süreli boş zamanları hafta tatilleridir.Bu dönemde ilimizde tarihi eserleri tanımakla kültürel etkinliklerini sürdürebilirler.Yine bu dönemde bu öğrencilere çeşitli seminerler düzenleyerek bölgenin kültür yapısı hakkında bilgi verebiliriz.Folklor derlemesi yapabilmeleri için öğrencileri bu alanda yetiştirebiliriz.Uzun süreli boş zamanlarında,yani tatil aylarında memleketlerine dönen bu öğrenciler,bulundukları yörenin kültür değerlerini toplayabilirler.Toplanan bilgiler arşivlenip yayınlanabileceği gibi konferanslar yoluyla da daha çok kimseye duyurulabilir.

 

b.LİSE VE DENGİ OKULLAR

 

           Milli Eğitim,Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesindeki okullarımızda  da yaşları 15-20 arasında değişen 32000 öğrencimiz vardır.Bunlar merkez ilçe ve diğer 11 ilçede eğitim ve öğretim hizmetlerini yöneten 109 okulda öğrenim görmektedirler.Bu öğrencilerin kültürel etkinliklerde bulunması için 1979 yılından itibaren bir takım çalışmalar yapılmış ve Turizm ve Sanat Eğitimi adı altında yeni bir ders konmuştur.Öğretmenlerimiz bu ders saatleri içinde öğrencilerine ilimizin kültürel değerlerini tanıtabilirler ve onlara kültürel etkinliklere yönelik ödevler verebilirler.Vehbi Cem Aşkun,iki ciltlik Sivas folkloru adını verdiği  değerli eserini bu şekilde hazırlamıştır.Yine yöremiz halk oyunlarını derleyip,boş zamanlarına bu oyunları öğrenmekle değerlendirebilirler.

          

           c.HALK EĞİTİMİ MERKEZLERİ

 

           Milli Eğitim,Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesindeki diğer bir kuruluş da ilçelerdeki Halk Eğitimi Merkezleridir.Halk eğitimi çalışmaları daha çok okul dışındaki yetişkinlere yöneliktir.1980 yılı nüfus sayımına göre ilimizdeki nüfus toplamı 750.114 kişidir.15-30 yaş grubunda 172.000 kişi vardır.Halk Eğitimi Merkezleri bu yaş grubundaki insanların boş zamanlarını aşağıdaki kültürel etkinliklerle değerlendirebilir:

           1.Yetişkinlere okuma-yazma öğretmek

           2.Yörenin folklor zenginliklerini derlemek

           3.Yöresel halk oyunlarını tanıtmak

           4.Halk türkülerini derlemek ve öğretmek

           5.Saz ve benzeri aletleri çalma kursları açmak

           6.Tiyatro çalışmaları yapmak

           7.Halı, kilim ve benzeri dokuma çeşitlerini öğretmek

           8. Unutulmaya yüz tutan geleneksel kadın el sanatlarını derlemek ve öğretmek

           9.Turistlere yardım etmek

           10.Çeşitli geceler düzenlemek(Halk türküleri Halk Oyunları)

          Bu faaliyetlere katılan gençler hem zamanlarını değerlendirmiş olurlar,hem de kültürel etkinlikler yoluyla bir takım bilgi ve becerileri kazanmış olurlar .

 

            d.BELEDİYELER

             Belediyelerin  de bünyelerinde Halk Eğitimi Merkezlerindeki etkinliklere benzer faaliyetler sürdürebilir.Bunları yöresel halk oyunlarını ve halk türkülerini öğretmek olarak özetleyebiliriz.Tiyatro etkinlikleri de belediyeler tarafından yürütülebilir.

             İl çapında yapılan kültürel etkinliklerde ilmimiz belediyesi her zaman gerekli duyarlılığı göstermiştir;folklora yönelik çalışmalarını takdirle izlemekteyiz.Daha çok gence daha çok kültürel etkinlikte bulunmak aslında hepimizin görevi olmalıdır.

             Sivas il merkezinde 43’ü okey salonu olmak üzere toplam 166 kahve ve kıraathane vardır. Bu sayıya çeşitli dernek ve kuruluşların lokal, oda, çay ocağı … adını verdikleri yerler dahil değildir. Bu sayı düşündürücüdür. Gençlerimizi bu yerlerden kurtarmak hem aydın hem de yöneticilere düşen en büyük görevdir.

             e.KÜLTÜR MÜDÜRLÜĞÜ

 

             Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı bir kuruluş olan Kültür Müdürlüğünün etkin bir hizmet yapabilmesi için ilimiz merkezinde bir kültür sitesine sahip olması lazımdır. Şunu açık kalplilikle belirtmekte fayda vardır:,Kültür Müdürlüğü ,imkansızlıklar nedeniyle müze,kütüphane,sergi,konferans … gibi etkinliklerin hiç birini yürütememektedir.Ziya Bey Kütüphanesi hala hizmete açılmamıştır,müzenin konumu nedeniyle 18000 parça eşyanın ancak birkaç yüz tanesi sergilenebilmektedir.Tarihi Kongre Müzesi ’sinin düzenleme çalışmaları hala sürmektedir.İlimizde en az 1000 kişiye her hangi bir konferansı dinleme olanağını verecek bir salon dahi yoktur.Komşu iller bu imkana çoktan sahip olmuşlardır.

             Gençlerimiz yaz aylarında yörenin tanıtılması, turistlere hizmet gibi alanlarda çalışa bilirler.

              f.VİLAYET’E VE KAYMAKAMLIKLARA DÜŞEN GÖREVLER:

 

             Sivas,hem Osmanlı döneminde,hem Cumhuriyet döneminde bir birinden değerli hizmetler yapmış valilerin görev almış olduğu bir ilimizdir.Osmanlı döneminde Halil Rıfat Paşa ve Muammer Bey yöre kültürüne değerli hizmetlerde bulunmuşlardır.Cumhuriyet sonrasında rahmetle Mehmet Varinli’nin ve Sayın Vefik Kitapçıgil’in değerli hizmetleri olmuştur.İl makamı yön gösterici,planlayıcı,hizmeti kolaylaştırıcı bir makamdır.Gönül ister ki Sivas’a gelen valilerimiz kültürel etkinliklerde bizlere yardımcı olsunlar.

             Bu yıl,en büyük kültürel etkinlik olarak düşünülen Halk Şairleri Bayramında Vilayet ve Belediyelerimizin,Üniversitemizle el ele,gönül gönüle olacağımdan kuşkum yoktur.

 

 

                                                                                                            Makaleyi MS Word’de yazan

                                                                                                                 SEMİH CAN IŞIK

 

     

Bu sitenin tüm hakları Yazar Kutlu ÖZEN' e aittir.Tecer Bilisim
© 2009 -yönetici girişi-