Yazar Kutlu ÖZEN
Mursaloğulları (REYHANLI TÜRKMEN AŞİRETİ)

 

 

                                                                                                                                  Kutlu Özen

Reyhanlı Türkmen aşireti, Türk devletinin bir uç aşiret topluluğudur. 1071’deki Malazgirt zaferinden sonra Reyhanlı bölgesine gelip yerleşmiştir. Süleyman Şah 1074 yılında Antakya önlerinde Bizans’a karşı büyük bir zafer kazanmıştı. Bu tarihten itibaren Antakya civarını Türkleştirmeye başlamış ve şehri haraca bağlamıştı.

 

a. Reyhanlı Bölgesi/Reyhanlı Yurdu:

 Reyhanlı denilince bugünkü  Reyhanlı ilçesi hatıra gelmemelidir. Reyhanlı, topyekun Reyhanlı Türkmenlerinin tümü için kullanılan bir teşekkülün ismidir.Reyhanlı ilçe ismi(1939) sadece, altmış senelik bir maziye sahiptir. Daha önce 1865 iskanında Akpınar köyü mevkiinde tüm Amik ovasını içine alan Amik Abad adlı bir ilçe kurulmuştur.

Reyhanlı yurdu bugünkü Reyhanlı ilçesini de içine alan tüm Amik ovası ve Kırıkhan, tamamen Islahiye, Maraş, Elbistan, Göksun ovalarını, Binboğalar’ı ve nihayet Uzunyayla otlaklarını, Pınarbaşı ilçesini ve Sivas topraklarının bir bölümünü içine alan geniş bir coğrafya parçasıdır. Bütün bu bölgeye Reyhanlı yurtları denilmektedir. Bu geniş coğrafyada Türkmen boylarından Bozoklar, Bayatlar, Döğerler, Beydilliler ve Avşarlar yani Reyhanlı aşireti oturmaktaydı.[1]

 

 

Reyhanlı adını verdiğimiz aşiretler yazları Sivas yaylalarında, kışları Amik ovasında geçirir, sürülerini Sem’an ve Barışa dağlarında barındırırlardı. Bugün Suriye sınırı içerisinde kalan ve Cilvegözü mevkiinin takriben iki km doğusunda bulunan Türkmen Mezarlığı adındaki yer, bu tarihi olayların canlı bir şahidi olarak yaşamaktadır.[2]

 

b. Bölgenin Tarihçesi:

Reyhanlı, ç ok eski devirlerde asıl ismi İrtah olup ürünleri ve bilginleriyle meşhur müstahkem bir şehir idi. Suriye kapısı mevkiinde bulunması dolayısıyla sürekli savaşların cereyan etmesi ve büyük zelzelelerin  meydana gelmesi sonucunda harap olmuş ve ıssızlaşmıştı.

Reyhanlı aşireti yurtlarının en önemlisi Amik ovası, her devirde tarihin büyük olaylarına sahne olmaya devam etmiştir. 1258’de İlhanlı Devleti kurucusu Moğol hükümdarı Hülagü Han buraları istila etmiş, Halep’i muhasara ederek zapt ettikten  sonra halkını kılıçtan geçirmiştir.

1302’de yine İlhanlı Gazan Han ordularının toplanma yeri Amik ovası olmuştur. Bu devirlerde ilkbahardaki göç yolları Uzunyayla’ya kadar uzanıyordu.  Uzunyayla’nın kuzeyinde Sivas, doğusunda Divriği, batısında Kayseri ve nihayet güneyinde Maraş gibi büyük tarihi şehirler vardı.

 Timur’un dünya tarihinde yarattığı fırtınalar, Reyhanlı Türkmenlerini de etkilemiştir. Aşiretin Uzunyayla ve yurtlarının başı tarihi Sivas şehri, Timur tarafından yağma edilmiş(1400), yakılmış, halkı kılıçtan geçirilmişti.

1408 yılarında Reyhanlıları tarih sahnesinde daha açık ve seçik görüyoruz. Bu tarihte Reyhanlı’nın boy beyi  Avşar Gündüzoğlu Gördü Bey’dir.[3]

Timur istilasından sonra Halep şehri yeniden Mısır Memlüklüleri’nin eline geçmiştir.

Yavuz Sultan Selim’in Mısır Memlük ordusunu yenip imha ettiği Mercidabık meydan muharebesi(24 Ağustos 1516)  Amik Ovası’nın  30 km doğusunda Azaz Ovası’nda meydana gelmiştir.

1638’de 1V.Murat, Bağdat Seferi’ne çıkmıştır. Sultan Murat, İskenderun ve Amik ovasından geçerek Antakya’ya gelmiştir. Diğer boylar gibi Reyhanlılar da Revan ve Bağdat seferlerine katılmışlardır.

 

c.Mursal Koca:

Mursal Koca,  1635’li yıllarda 1V.Murat tarafından Reyhanlı Türkmenleri’nin başına getirilen bir boy beyidir. 17. Yüzyılda yaşamış olan Mursal Koca, Divriği’nin Mursal köyünde doğmuş, daha sonra saraya intisap etmiştir. Şemsettin Mursaloğlu da yazmış olduğu eserinde aşağıdaki bilgileri vermektedir:

 “Mursal Koca’nın Divrikli olduğu hakkındaki bilgimiz katidir. Kendisine Mursallı da denildiğine göre Divriği’nin bu isimde 20 km yakınındaki tarihi bir köy olan Mursal köyü olması  ihtimali hatıra geliyor. Bilhassa köyün eşrafı sayılan Koca ailesinin hala varlıklarını sürdürmekte olabilmesi bu ihtimali güçlendirmektedir. Ayrıca bu ailenin köy halkı gibi Oğuz boylarından Kayı boyuna mensup oluşu kanaatimizi büsbütün takviye etmektedir. Halen Mursal köyü içinde 1V.Murat’ın tuğrasını taşıyan bir çeşme ile köy sırtlarından geçen taş yol, Sultan Murat Yolu bu icraatın izlerini taşımaktadır.” [4]

 

 

c. 1V.Murat’ın Mursal Koca’yı  Reyhanlı Aşireti’nin Başına Getirmesi:

 

Devletin öz parçaları olan göçebe Türkmenler’e yaklaşma gereğini ilk anlayan insan 1V. Murat olmuştur. Reyhanlı bizzat padişah tarafından teşkilatlandırılmıştır.  Sultan Murat, Türkmenleri teşkilatlandırmıştır. Reyhanlı’daki Türkmen boylarına sahip çıkan Sultan Murat, Anadolu’daki isyanları bastırıp, aralıksız devam etmekte olan İran harplerine son vermek için sefere çıkmıştır. Sivas üzerinden Revan Seferi’ne giderken(23 Mayıs 1635), Divriği halkının Sultan Murat  Yolu dediği güzergahı kullanmış, Divriği’nin Mursal köyüne de uğramış, adamlarından birisi olduğu söylenen Kayı boyundan Mursal Koca’yı Reyhanlılar’a boy beyi  tayin etmiştir.Bu sayede aşiret güçlü bir teşekkül haline gelmiştir.[5]

Mursal Koca’nın aşiret başına geçmesine dair ikinci rivayet de şöyledir:

“Sultan Murat, Amik ovasından geçerken  karargahını Hamam sırtlarına kurmuş. Bu sırada ovanın ortasında toz bulutları içinde Reyhanlı Türkmenleri’nin birbirleri ile harp ettiklerini görmüş. Bir kısım asker göndererek bunların ileri gelenlerini huzura kabul etmiş. Önce tekdir ettikten sonra,”Türkmen olduğunuz anlaşılıyor; fakat dininiz nedir söyleyin”, diyor. Müslümanız, diyorlarsa da dini bilgilerinin hiç mi hiç olmadığı anlaşılıyor. 1V.Murat onlara, “Mutemetlerimden İbriktar rütbeli Mursal’ı size bırakıyorum. Hem size  dinimizi öğretecek, hem de kavgalarınızı barış yoluyla halledecek. Kendisinin geçimi ile mükellefsiniz. İtaatsizlik ederseniz Halep Valisi’ne haber verecektir. Devlet gücü ile yola getirileceksiniz”, diyor. [6] Halep Valiliği’ne bir buyrultu veriliyor. Böylece padişahın ibriktarı aşiretin başına geçmiş oluyor. Akıllı ve bilgili Mursal Koca, dört aşiretin dört güçlü oymağından kızlar ile evlenerek akrabalık yolu ile de güçleniyor. Torunlarının devirleri dahil bundan böyle aşiret, devletin yanında ve emrinde bulunuyor.

Sultan Murat, Elbeyli aşiretinin başına da Akmelekoğlu Mehmet Bey’i getiriyor. Şemsettin Mursaloğlu, Mehmet Bey’in Kemahlı olduğunu yazmaktadır.[7] O kadar ki  Ali Rıza Yalkın’ın tesbitlerine göre Akmelekoğlu bir yabancı olduğu için bu aşirete, Boy Beyi yabancı, anlamına gelen “El Beyli” ismi verilmiştir.

Meselenin dikkate değer tarafı Reyhanlı aşiretinin başına  da Divrikli olduğunu kesin olarak bildiğimiz bir yabancının, Mursaloğlu’nun getirilmiş olmasıdır.

Yine dikkate şayan ikinci nokta da gerek Mursaloğlu, gerekse Elbeylioğlu’nun  Uzunyayla’dan İran’a/Revan’a giden yol üstündeki  komşu şehirlerden oluşudur.

1V.Murat’ın İran Seferini yaptığı sırada Reyhanlı Türkmen aşireti, büyük tarihi hadiselerin şiddetli  tesiri altında eski boy beylerinin de hataları yüzünden acı çekmiş, perişan olmuş, darma dağnık başsız başkansız bulunuyordu. Yeni boy beyi Mursal Koca aşirete düzen vermiştir. Mursaloğlu boy beyi olduktan sonra Reyhanlı Türkmenleri bir istihale geçirmişlerdir.

1635’lerde Sultan Murat’ın aşiret beyi olarak görevlendirdiği Mursal Koca çok tedbirli bir zat idi. Boy beyi Mursal Koca, aşiretin başına geçtikten sonra sıhriyet/evlenmek  yoluyla otoritesini güçlendirmek istemiş; o devrin güçlü oymakları Çoşlu, Löklü, Kodallı ve diğer oymak beylerinden birer kızla evlenmiş, aşiretin başına iyice yerleşmiştir. Bu izdivaçların Bağdat Seferi dönüşü yapıldığı ihtimali fazladır.

Arap mıntıkalarının yanıbaşında kurulan Reyhanlı uç beyliği aynı zamanda İskenderun, Halep kervan ve iskele yolunun muhafızıdır. Bu sebepten Mursal Koca’nın resmi vazifesi mütesellimlik/kaymakamlık  olmuştur. Boy beyliği ile birlikte  mütesellimlik de Mursal Koca’nın çocuklarına babadan oğula intikal etmiş, yakın tarihe kadar devam edip durmuştur.

1799 yılından itibaren de 3000 haneye sahip Reyhanlı Aşireti’nin yerleştirilmesine girişildi. Ertesi yıl bu aşiret iskanı kabul ederek ovaya evler yapmaya başladı. 1810 yılında bölgeyi gezen seyyah Burckhard, Afrin nehri civarında yaşayan Reyhanlı oymağının, gerektiğinde 3000 atlı, 3000 yaya çıkarabilecek büyüklükte olduğunu, çadırların herbirine 15 kişinin sığabildiğini, oymak halkının zengin olduğunu kaydetmiştir.[8]

 

Reyhanlı Boy Beyleri:

Mursal Bey’den sonraki aşiret boy beyleri şunlardır:

1. Mursaloğlu Hacı Mustafa

2. Mursaloğlu Osman Ağa

3. Mursaloğlu İbrahim Ağa

4. Mursaloğlu Halil Ağa

5. Mursaloğlu Haydar Ağa(Ölümü:l8l9)

6. Mursaloğlu Çirkin Ağa(1819-1831)

7. Mursaloğlu Çirkin Ömer Ağa(1831-1834)

8. Mursaloğlu Ahmet Paşa(1834-1871)

9. Mursaloğlu Mustafa Paşa(1871-1910)[9]

 

 

 

 

İkinci Bölüm

 

DİVRİĞİ İLÇESİNDEKİ MURSALOĞULLARI

 

Daha önce de belirttiğimiz gibi Mursal, Divriği ilçesine bağlı bir bucak merkezidir. Mursaloğulları,  Mursal bucağında yaşayan bir Türkmen topluluğudur. Mursal bucağı, ilçeye 39 km uzaklıktadır. 1990 nüfus sayımına göre köy nüfusu 460 kişidir. Şimdilerde bu nüfus daha da azalmıştır. Mursal bucağına bağlı 12 köy ve ll mezra bulunmaktadır.

Mursal köyü 16. Yüzyılda Hikme nahiyesine bağlı küçük bir yerleşim yeriydi., Dişlerin,  Günüzlü(Gürzlü), Yartmış(Yaranmış)... gibi mezralar o tarihte de vardı.[10]

 Divriği ilçesinde yatırı bulunan Kadı İskender bin Abdü’l Cabbar, Mursallıların ilk atasıdır. Bu zat Divriği Mengücekoğulları döneminde kadılık yapmıştır.Türbesi 1314 yılında inşa edilmiştir. Bu zat Divriği’ye İskenderun’dan gelmiştir. Divriği ilçesindeki Nebi Paşazadeler  bu zatın mütevellisidir.[11]

Divriği’nin Mursal köyünde oturan Mursallılar’ın yakın akrabaları İskenderun’da yaşamaktadır. İskenderun’daki Mursaloğulları köklü ve seçkin bir ailedir. Reyhanlı aşiretinin Divriği kolunu teşkil eden  bu aşiret ilk defa tarafımızdan  incelenmektedir.

 

 Mursaloğulları’nın Divriği’ye Gelmesi:

 Mursaloğulları’nın Divriği’ye hangi tarihte gelip yerleştiklerini bilmemekteyiz. Bildiğimiz tek şey, Divriği Mengücekoğulları döneminde(1118-1277) ilkin Kadı İskender bin Abdülcebbar’ın İskenderun’dan kalkıp Divriği’ye yerleşmesi; diğeri Mursal Koca’nın, 1V. Murat döneminde, Mursal köyünden ayrılarak 1635’li yıllarda boy beyi olması....

Necdet Sakaoğlu, Kösepaşa Hanedanı adlı eserinde Reyhanlı Aşireti’ni de içine alan Rişvan Aşiretleri adlı konar-göçerlerin 17. Yüzyılda  Uzunyayla’dan Haymana’ya kadar uzanan geniş bir coğrafya içinde yer aldığını belirtir. Bunların sürüleriyle yöre halkını huzursuz ettiğini uzun uzun anlatır. Huzursuzluğa uğrayan bölgelerden biri de Divriği’dir.Necdet Sakaoğlu’nun vermiş olduğu bilgiler özetle şöyledir:

“Divriği havalisini de içine alan geniş bir bölgeyi uzun zaman tedirgin eden konar-göçerler, Reyhanlı, Baraklı, Karaşeyhlü, Kuzugüdenli, İlbeğli, Milli, Umranlu, Kangunlu, Şefaatli, Cihanbeğli, Mamulu, Avşarlı, Keleçorlu....gibi boylardan, oymaklardan oluşmakta ve bunlara “boylar konfederasyonu” anlamında “Rişvanlar” denilmekteydi.”[12]

“Divriği’yi ilgilendiren aşiret olayları, 1730-1780 arasında iki ayrı yoldan ve farklı şekilde yönelmiştir:

Birinci hareket, Kuzey Suriye’den kaynaklanmakta, “Bağdat Caddesi” , Hekimhanı, Alacahan üzerinden Divriği’ye kadar uzanmaktadır. Bunlar Rişvanlılardır ve yaylak-kışlak bulmak amacındadırlar. 18.yüzyıl başında ortaya çıkan hareket Munzur Dağları’ndan kaynaklanmaktaydı.

Gerçekten de 1750-1770 döneminde Rişvanlar, kadimi yaylak ve kışlaklarını bırakıp Adıyaman’dan Sivas’a kadar tuğyanlarını yaygınlaştırmışlardır. 1765 baharında bir kez daha Divriği toprağına girerek Sevir, Kahdik, Gömündürüm, Anzağar, Gödeç, Timisi, Tuğut, Hikmet, Mursal, Vazıldan, Kızılcaviran, Ödek, Ziniski, Karahisar, Erik, Kalun köyleri ile kasabaya mücavir ekili arazi ve otlaklara yayılmışlardır. Divriği kadısı durumun veahmetini İstanbul’a yazınca mübaşirler görevlendirilmiş, davaların görülmesi, Rişvanlar’ın Rakka’ya iskanları, yaylamak için de Besni ve Hısnımansur’dan beriye geçmemeleri konusunda Rakka ve Sivas Valilerine, Halep Beylerbeyine, Malatya Mutassarrıfına emr-i şerifler çıkartılmıştır.”[13]

Demek ki 17. Ve 18. Yüzyılda  Mursal köyünde oturan, Reyhanlı aşiretine bağlı bir Türkmen topluluğu vardı. Sultan Murat, bizim kanaatımıza göre Mursal Koca’yı bu nedenle Reyhanlı aşiretine boy beyi yapmış olmalı.

Köyde 1069(1658) tarihli ve tuğralı bir kitabe ile 1337(1918) tarihli bir  çeşme kitabesi bulunmaktadır. Şemsettin Mursaloğlu, 1658 tarihli kitabenin 1V. Murat’ın tuğrasını taşıdığını öne sürmektedir. Fakat tuğra okunmaz haldedir. Çeşme de köy halkından Ali oğlu Mehmet Efendi adına yaptırılmıştır. Yine köyün Adımata mevkiinin alt tarafından bugün de izleri belli olan Sultan Murat Caddesi geçmektedir.

Menkıbe:

Menkıbeye göre Reyhanlı aşiretinden ayrılan yedi hane,  bilinmeyen bir tarihte Maraş-altı’ndan Divriği’nin Hars mevkiine gelirler. Burada bir müddet ikamet ederler. Hars’ta çok yılan olduğu için burayı terk edip Ürük köyü’nün Keçi mevkiine gelip konarlar. Diğer bir kol da Ceviz köyü yakınlarındaki Ağaçhan mevkiinde konaklarlar. Yedi evlik bu topluluk daha sonra Mursal’a gelip yerleşirler

 Kaynak şahısların ifadesine göre 100 haneli  Mursal köyünde bugün :

1.Kocaoğulları(Mursal Kocaoğulları)

2.Aliuşağı

3.Yonuz(Yunus)gil,

4.Çiftçiler

5.Dehmenler

6.Şahinler,  olmak üzere Reyhanlı aşiretine mensup altı büyük aile yaşamaktadır. Mursal köyündeki diğer haneler Reyhanlı aşiretine mensup değildir.

 

Aliuşağı:

Mursal köyü halkından Orhan Mursal’a göre bilinen en eski Mursallı  Beyi, Aliuşağı ailesinin atası olan Ali Efendi’dir. Ali Efendi’nin Molla Süleyman adlı bir oğlu olur. Bunun da çocukları  Osman Efendi, Bal Ağa, Hüseyin Kahya ve Veli Ağa’dır.

Osman Ağa, bir müddet Sivas Kadısı olarak görev yapar. Bunun da çocukları Hasan Efendi, Mustafa Efendi, İbrahim Efendi, Yusuf Efendi, Reşit Efendi’dir.

Hasan Efendi’nin çocukları ise, Beşir Efendi, Hasan Efendi, Mehmet Ali Efendi ve Paşa Efendi’dir.

Beşir Efendi’nin çocukları ise, Süleyman Efendi, Ali Efendi, İsmail Ağa ve Nazır Ağa’dır.

Süleyman Efendi’nin tek oğlu Hasan Paşa(Mert)’tir.

Osman Efendi’nin oğlu Yusuf Efendi sülalesi Mursal soyadını taşımaktadır. Kaynak şahıs Orhan Mursal da bu sülaledendir. Ayrıca (Tayyar)  Sönmez, Yaman, Tamer ve Mert soyadını taşıyan aileler de Aliuşağı’na mensupturlar.[14]

Ali Efendi ile torunu Osman Efendi’nin mezarı, Mursal köyündeki Hasan Abdal yatırının bulunduğu mezarlıktadır.

 

Nebipaşalar:.

Aynı dönemde güçlü bir aile oluşturan Nebipaşalar, Divriği’ye hakim olmaktan çok, cepheden cepheye  koşan mensupları ile dikkati çekiyor. Mirimiran(Beylerbeyi) Abdullah Paşa, oğlu Mirimiran Mehmet Paşa, diğer oğlu Mirimiran Nebi Paşa bu cümledendir. 1776 tarihli bir belge, “Divriği’de oturan Karesi Sancağı eski mutasarrıfı Abdullah Paşazade Mirimiran Mehmed’in, kazadan toplayacağı 500 süvari ile Bağdat Valisi maiyyetine gitmesi” istenmektedir. Bir başka belge, “Mehmet Paşa’nın 1778’de 500 süvari askeri ile Tuna cephesine giderken öldüğünü, Niğde Sancağı’nın ve askerini cepheye götürme görevinin kardeşi  ve kethüdası Abdullah Nebi Paşa’ya verildiğini” açıklamaktadır. 18. yüzyılın ilk yarısında Nebi Paşa, Abdullah Paşa, Mehmet Paşa, Memiş Paşa...”Divriği Sancağından topladıkları güzide harp ehli ile seferlerde isbat-ı vücut eylemişlerdir” ama, çarığını bağlayıp bir paşanın ardına takılan her iki yiğitten teki, kesinlikle bir daha dönmemiştir. Sözgelimi 1768 Osmanlı-Rus Savaşında hem Ebubekir Paşa, hem alaybeyi Hüseyin, Divrikli askerlerle Tuna boylarına gitmişlerdir. 1782’deki Rus savaşına alaybeyi Alişah Bey, Divriği Sancağı askeri ile katılmıştır.

Nebi Paşalar da Divriği’nin Kantepe semtinde büyük bir saray yaptırmışlar, zaman zaman burada oturmakla birlikte halka kötülükte bulunmamışlardır.[15]

Nebi Paşa’nın mezarı, Mursal köyündedir. Hasan Abdal yatırının bulunduğu mezarın karşısına düşen köy mezarlığı içerisindedir. Mezartaşı kitabesi okunmayacak kadar yıpranmıştır.

Divriği, Kantepe Mahallesinde Nebi Paşalara ait bir konak bulunmaktadır. Konağın hemen yanıbaşında Kadı İskender bin Abdülcebbar’ın türbesi yer alır. Nebi Paşa’nın da İskenderun’dan gelmiş olması ve Reyhanlı aşiretinin Mursaloğulları ailesine mensubiyeti kuvvetle muhtemeldir.Bugün bile Mursal köyünde Nebi Paşa’ya ait saray/konak kalıntıları bulunmaktadır.

Sonuç: Görüldüğü gibi Divriği ilçesinin Mursal bucağında Reyhanlı  aşiretine mensup Mursaloğulları kimliği altında  bir Türkmen boyu yaşamaktadır. Reyhanlı’nın boy beyi Mursal Koca da, bu köyden çıkmıştır. Mengücekoğulları döneminde kadılık yapan Kadı İskender bin Cebbar da Mursallı’dır. Tuna boylarında savaşan Nebi Paşa da Mursallı’dır. Bütün bu önemli şahsiyetlerin hepsi İskenderun civarından gelip Divriği’nin Mursal köyüne yerleşmişlerdir. Hepsi de Reyhanlı Türkmenleridir.

Divriği’nin Mursal köyünde oturan Mursallılar’ın yakın akrabaları İskenderun’da yaşamaktadır. İskenderun’daki Mursaloğulları da köklü ve seçkin bir ailedir. Ben bu Türkmen ailesini gün ışığına çıkarmaya çalıştım. Osmanlı arşivlerine bağlı çalışmalar bu konuya daha da açıklık getirecektir.

 

Sivas, 4 Ekim 1998

Kutlu Özen

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



[1] Şemsettin Mursaloğlu, Büyük Reyhanlı Türkmen Aşireti Tarihi, İzmir 1984, s.37; ayrıca eserin diğer bölümlerinde Reyhanlı’ya bağlı oymak ve aşiretler hakkında şu bilgiyi vermektedir: Löklü, Kayı, Kodallı, Çoşlu, Sarıcalı, Bahadırlı, Halallı, Nergizli, Tevekelli, Okçular, Kabaklı, Torun, Acerli, Bozulus, Karasüleymanlı, Danaahmetli, Beydilli, Döger, Gündüzlü, Bozoklar, Avşar, Yörük ve Tecirli de perakende olarak bu aşirete katılmışlardır. S.45

[2] Şemsettin Mursaloğlu, a.g.e., s.37

[3] Mursaloğlu, a.g.e., s.13

[4]  Mursaloğlu, a.g.e., s.19, Ek bilgi: 1V. Sultan Murat 28 mart 1635’ te Üsküdar’dan  haraket etti. Padişah İzmit,Eskişehir,Konya,Kayseri,Sivas yolunu takip etti. Sivas civarında bizzat kumanda ettiği bir savaş manevrası yaptırdı. 2 Temmuzda Erzurum yakınlarında Ilıca’ya geldi. 8 Ağustosta Revan Osmanlılara geçti.bkz.,T.Yılmaz Öztuna,Türkiye Tarihi,C:.9,Hayat Yayınları,İstanbul,l966,s.56-57

[5] Mursaloğlu, a.g.e., s.19

[6] Mursaloğlu, a.g.e.,s. 24

[7] Mursaloğlu, a.g.e., s.30

[8] Mehmet Tekin, Hatay Tarihi, Antakya 1993, s.63

[9] Mursaloğlu, a.g.e., s.40

[10] Ersin Gülsoy, 16. Asrın İlk Yarısında Divriği Kazası/1519-1548, Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi, 1991, s.49-54.

[11] Kutlu Özen, Divriği Evliyaları, Sivas 1997, s.163-164

[12] Necdet Sakaoğlu, Anadolu Derebeyi Ocaklarından Köse Paşa Hanedanı, Yurt Yayınları, Ankara 1984, s.49

 

[13] Sakaoğlu, a.g.e., s. 39

[14] Mursal köyündeki 20.7.1998 tarihli alan çalışmamız. Kaynak şahıslar: Süleyman Kocaoğlu, 1926, Mursal doğumlu, Orhan Mursal, 1956 Mursal doğumlu, Tayyar Sönmez, 1953 Mursal doğumlu.

[15]  Sakaoğlu, Anadolu Derebeyi ... s.49

Bu sitenin tüm hakları Yazar Kutlu ÖZEN' e aittir.Tecer Bilisim
© 2009 -yönetici girişi-